Angels & Demons'un Forum kurgusuna (oyununa) katılmak için "tıklayın" <<
  
Melekler ve Şeytanlar
"Angels and Demons"
© Ejder İni FRP / Oğuzhan ARAS
Çağlar hakkında bilgi: 1.Çağ | 2.Çağ | 3.Çağ (Günümüz)
2. ÇAĞ
"Değişim"
İkinci çağa kadar Tanrılar o kadar da göz önünde değillerdi. Olaylar üzerinde herhangi bir etkilerinin olup olmadığı hakkında herhangi bir şey söylenemez fakat tarih sayfalarına isimlerini kesinlikle 2. ÇAĞ da yazdırdılar.
Kendilerine tapanları hatırladılar. Elendil de, Zignarut da diğerinin üzerinde kesin ve değiştirilemez bir hakimiyeti olsun istiyordu. Ya hep ya hiç mantığıyla birbirlerini yiyor ve bunun için ellerindeki bütün gücü kullanıyorlardı. Bu insanların hayatına mal olsa bile tek güç onlar olmalıydı. Tek kusurları doğalarındaki rekabet güdüsüydü.
Kısa bir süre sonra insanların bu savaş için yeterli güçte olmadığını düşünen Elendil, kendi muazzam gücüne dayanan çok kudretli bir plan yaptı. Bu öyle bir plandı ki yıldızlar titredi, evrenin sabit güçleri arasında bir kasırga başladı ve bütün bu kaosun arasında Elendil'in planını uygulamaya başladı.
Güvendiği bir çok rahibi topladı ve onları kendi gücü altında şekillendirdi. Onları ayrı birer yaratık haline getirdi.
-İyilik için savaşan insanlar...
-Melek! dedi Elendil. Hiçbir zaman ölmeyeceksiniz...
Zignarut kendi habisliği ve kötülüğü içinde bu kendi planını ortaya koydu. Kendi inananlarına döndü ve kudretini onlara yöneltti. İğrenç şekillerine baktı ve yüzünde kötücül bir tebessümle;
-Şeytan! dedi Zignarut.
Zulüm ve katliam içinde doğan Şeytanlar. Melek gibi onlarda ölümsüz oldular.
Hem Elendil hem de Zignarut büyük birer tutku ile saldılar yaratıklarını ve inananlarını ezeli rakiplerine. Bazıları bu çağı ikinci yıkım olarak alır. O kadar şiddetli bir savaş oldu ki yıllarca sürdü ve insanların her yapıtı savaş yüzünden yıkıldı. On üç yıldızın ışığı altında yaratılan her güzellik ve lütuf krallıklarda da dahil olmak üzere tarihin tozlu sayfalarına gömüldü.
Meleklerin isyanı işte bu zamanda başladı...
"İsyan ve Yenilgi"
İlk olarak ne zaman bilinmese de Rolthor adlı bir Melek savaşın ortasında Elendil'e isyan etti.
Tarih sayfalarında ned eni tam olarak bilinmez. Kimisi delirdiğinden, kimisi savaşı sevmediğinden, kimiside insanların acılarından isyan bayrağını çektiğini söyler. Her ne olursa olsun artık yeterince yandaş toplamış olan Rolthor sayesinde artık ortada üç ayrı güç vardı. Melekler, Şeytanlar ve İsyancılar.
Savaş dehşet boyutlarda devam ederken Rolthor bu katliamın insan nesli için sonucu ne olursa olsun kötü biteceğini düşündü. Bu yüzden insanlar arasında en sevdiği bilge Senthor'a danıştı ve bir plan yaptılar.
Bu plana göre insanların Şeytanlar için bir tehdit haline gelmesi gerekiyordu. O vakte kadar insanlar ne bir Melek ne de bir Şeytan öldürmüşlerdi. Tanrı Zignarut ilk kez Şeytanlarından birisini öldürecek kişinin akla hayale gelmeyecek, ölümden bile kötü bir yazgı ile buyurmuştu bile...
Ve Senthor bütün azapları göze alıp bu savaşa bir son vermek istedi.
Savaşın 121. yılında bekledikleri şansı yakaladılar. Rolthor ve Senthor o sırada Şeytanların komutanının karşısına çıktılar. Amaçları hem insan nesline güç katmak hem de Şeytanlara büyük bir darbe vurmaktı. Fakat Şeytan beklediklerinden kat ve kat güçlü çıkmıştı.
Son bir gayretle öne atılan Rolthor Şeytanın kollarını yakalayıp saldırmasını engellemek istedi.
-Vur! dedi. Zor dayanıyorum.
Eğer Senthor kılıcı saplarsa Rolthor'da ölecekti, Ama saplamazsa insanlık yok olacaktı. Bu kararsızlık içindeyken Şeytanın kurtulmak üzere olduğunu gördü ve gözünü karartıp vurdu.
Bir an sanki dünyada bütün zaman durdu. Herkes kaldırıp başını ufka, kılıcın iki kalbe indiği yere baktılar. Senthor ise toza dönüşen iki yaratığın başında yanmış bir kılıç ile gelecek gazabı bekliyordu. Rolthor'u da öldürdüğü için iki katını beklliyordu hatta. Çevresindeki savaş ise durmuştu adeta. Ne olduğunu kavrayabilen bütün Melek ve Şeytanlar durmuş yerdeki iki toz kütlesine bakıyorlardı.
Aniden yıldızların arasında iki tane parlak yıldız belirdi ve yeryüzüne savaşın ortasına indiler. Bunlar Tanrı Elendil ve Zignarut'du. İkiside büyük bir kin ile birbirlerine baktılar. Sonra Elendil arkasına baktı ve Meleklerin önemli bir kısmının savaş alanını terk ettiğini gördü. Bunlar isyan edenlerdi.
-Tebân yavaş yavaş senden ayrılıyor Elendil, yoksa zayıfladın mı? dedi Zignarut.
-Belki de Zignarut, belki de... Fakat hala seni yenebilirim. dedi Elendil.
-İnsanlar arasında değil Elendil, kabul et yenildin! dedi Zignarut
Elendil tekrar yavaşça ayrılan Meleklere baktı.
-Belki de Zignarut, belki de... Ardından gözlerini hala beklemekte olan insana çevirdi. Sen bir Meleğimi öldürdün! dedi.
-Aynı zamanda benimde bir Şeytanımı. Ah, ilk ceza benim Elendil. dedi Zignarut.
İnsanın şakağına dokundu ve insan çığlık atmaya başladı.
-Sana ölümsüzlüğü veriyorum ki hayatın boyunca ölümün tatlı kollarına kavuşamayasın. dedi Zignarut.
-Bende sana öyle güçler bahşediyorum ki daima bütün insanların sorumluluğu senin elinde olacak. Ve asla mutlu olamayacaksın! dedi Elendil ve insan çığlıklar içinde dağlara kaçtı ve gölgelere karıştı.
O gün Meleklerle Şeytanların bu kanlı savaşı sona erdi. Bir daha da yaratıklar kendilerini insanlara göstermedi. Bir efsane olarak anılmaya başladılar.
Savaşın çığlığı eklenir son nefese
Doğan her çocuk ağlar keskin kaderine
Kan dolu artık kalpler, gözler sanki birer çeşme
Ağlar çocuk ve sırtını dönüp gitmekte
Melek ve Şeytan kanından bir kadeh şarap
Kör tanrılar görmüyorlar, insanlar harap
Bir Meleğin yüreğinde savaşlar azap
Zamanın tüyünden yazılmış eski kitap
Büyük savaş meydanında zaman biterken
Acıların bitişi için duğa erken
Tek bir kılıç darbesinde herşey biterken
İki kalbe, biri umut, biri dost beden
Kılıç iki kalbe haykırışla iniyor
Kalansa gözyaşı gibi iki damla kor
Tanrılar konuştuğunda durmak elbet zor
Ceza büyüksede kızıl bir kül yetiyor
Topraktan ve ateşten yükselen bir kule
İçinde savaşır güçlü kral sessizce
Dost katili, umut ışığı, efendiye
Haykır yıldızlara son nefesinde....
|